Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu


  Son degiştirilme tarihi:15.09.2008  Türkçe  | | Deutsch | Radyo  | | Video  | | Kontak  | | Künye  | | Site Haritası  |  


Türkçe  | | Deutsch
  Anasayfa
  Alevi Kurumları
  AABF
  Alevi Öğretisi
  Tarih
  Alevi Kurumları
  İnanç Temelleri
  Makaleler
  Alevilik Dersleri
  Projeler
  Göçmenlik
  Etkinlikler
  Açıklamalar
  Arşiv
  Ziyaretçi Defteri


Alevilerin Sesi
119. sayı çıktı...




Alevilerin Sesi'ne abone ol!


YOL tv: 6 – 12 Ekim 2008

41. HAFTA YOL tv HAFTALIK PROGRAMI (6 – 12 Ekim 2008)

YOL tv’den davet: ‘’Sen de YOLdaş ol’’

YOL tv Temsilciler Toplantısı, yalnızca Avrupa’da şimdiye ka




Aleviler'de Ölümle İlgili Ritüeller
03-05-05

TARAFINDAN: ALI AKTAŞ -SOSYOLOG


Dünyada her toplumun/topluluğun bir inancı bulunmaktadır ve bu inançlarına uygun olarak da cenaze törenleri yapmaktadırlar. Alevi toplulukları da inanç sistemlerine uygun olarak, cenaze törenlerinin gereklerini yerine getirmektedirler.


Alevilerde yaşanılan yerleşim alanının kentsel ya da kırsal olmasına ve öğrenim durumuna göre, ölüm olgusuna bakış, yakınlarını kaybedenlerin gösterdikleri tepkiler ve de ölü gömme biçim ve geleneklerinde bazı nüanslar gözlenebilmektedir.

Bu küçük farklılıkların temelinde Alevi topluluklarının inanışlarında cenazeyi kaldırmak/gömmek için belli bir vakit sınırlamasının olmaması ve cenazenin nereden ve de nasıl kaldırılacağına dair kesin bir dinsel emir bulunmaması yatmaktadır. Bu topluluklarda cenazenin bekletilmeden bir an önce toprağa verilmesi gerektiği düşüncesi yaygın olmasına karşın, cenaze güneşin doğuşundan batışına kadar defnedilebilmektedir. Yine bin yılı aşkın bir tarih boyunca bu topluluklarda cenazesini camii veya mescide götürme gibi uygulama yer alamazken, günümüzde bu tür uygulamalara da rastlanmaya başlanmıştır.

Kent yaşamına geçişle birlikte, içinde bulunan yapıda cenaze kaldırma belediyeler kanalıyla bir sisteme bağlandığı için, Alevi öğreti sisteminde bulunmayan camii ve hoca geleneği de sonradan uygulama açısından Alevi topluluklarda 1950’li yıllardan sonra yer almaya başlanmıştır. Kent ortamında pirim yapan camii ve hocalar, bir takım sorunları ve tatsız olayları da beraberinde getirmiştir. Örneğin kimi camilere Alevi (halk arasındaki yaygın adı ile “Kızılbaş”) cenazelerinin getirilmesi hoş karşılanmamış ya da kimi hocalar cenazelerin Alevilere ait olduğunu hissettiğinde/öğrendiğinde cenazeyi yıkamamak ve cenaze namazını kıldırmamak istemesi gibi olumsuzluklar ortaya çıkmıştır. Ayrıca meşrulaşan bu sistemle birlikte, kimi hocalarında gerek cenazenin yıkanması ve defnedilmesi sırasında gerekse ölen kişinin üç, beş, yedi, kırk ve elli ikinci günlerinde okudukları dua (gülbang) ve mevlüt dolayısıyla elde ettikleri bol kazanç nedeni ile bu işi tam bir ticarete dönüştürmüşlerdir. Dahası dua ve mevlütün okunması sırasında, hocaların elde ettikleri bu fırsatı değerlendirerek, kendi Sünni-Ortodoks yapıdaki- düşüncelerini yaymaya çalışmaları, yani Alevileri Sünni inanç biçimine göre koşullandırmak için yoğun çaba sarf etmeleri de sorunun bir başka boyutunu oluşturmaktadır.

Kimi Aleviler cenaze törenindeki bu tür uygulamaları, Sünnileştirme yani asimilasyon çabaları olarak algılamaktadır. Bu tür uygulamaları, kendi inançlarına karşı yapılmış/ yapılmakta olan hoşgörüsüzlük ve saygısızlık olarak da kabul ettikleri için “Alevi olarak doğuyoruz. Sünni olarak ölmek istemiyoruz” diyerek şiddetle eleştirmektedirler.

 

Kaynak: www.alevibektasi.com

www.alevibektasi.com/olum_rituel.htm








<-geriye:

    YAZDIR GÖNDER    


2 Temmuz 2007,SiVAS Madimak


Haberler
  • Alevilere ‘Didim’ müjdesi…
  • BİR KIVILCIM DÜŞER ÖNCE, SONRA SAVAŞ OLUR
  • Sessizliğin Patlayan Terörü
  • Aleviler, Milli Eğitim'e Dava Açacak
  • TMMOB : Çağrımız İnsandan Yana Olan Herkese!

  • Açıklamalar
  • ABF: Okullar açılıyor, çocuklarımız için zulüm günleri yine başlıyor!
  • TÜM YURTTA SOKAĞA ÇIKALIM!






  • <