Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu


  Son degiştirilme tarihi:26.12.2008  Türkçe  | | Deutsch | Radyo  | | Video  | | Kontak  | | Künye  | | Site Haritası  |  


Türkçe  | | Deutsch
  Anasayfa
  Alevi Kurumları
  AABF
  Alevi Öğretisi
  Alevilik Dersleri
  Projeler
  Göçmenlik
  Etkinlikler
  Açıklamalar
  Arşiv
  Ziyaretçi Defteri


Alevilerin Sesi
122. sayı çıktı...




Alevilerin Sesi'ne abone ol!


AABK 2009 Takvimi çıktı...


YOL tv’de MUHARREM SOHBETLERİ DEVAM EDİYOR!

YOL tv’de MUHARREM SOHBETLERİ ve SEÇİM YOLU programları deva

YOL tv D-SMART 174. Kanalda

YOL tv, D-SMART platformu üzerinden 174. kanalda yayınlanmay




‘Alevi sorunu ve gerçeği üstü kapatılacak kadar kolay değil’
21-11-08

TARAFINDAN: TURAN ESER


Devletin tekçi yapısı üzerinde oluşan resmi politikalar, siyasi iktidarların kırmızı çizgilerini oluşturmaktadır. Aleviler, devletin dinsizleşmesi ve asli kimliği olan demokratik, laik, sosyal ve hukuk devleti karakterine kavuşmasını önerirken, siyasi iktidarların kırmızı çizgisi, Sünni-Hanefi inancını resmen korumayı ve devlet dini olarak kollamayı zorunlu olarak görmeye devam ediyor.



Din, vicdan ve inanç özgürlüğü, devlet politikası açısından özel alana ait olarak görülmeli. Türkiye ile İran’ı ayıran temel özellik burada. Türkiye kendisini ‘laik devlet’ olarak tanımlarken, açıktan ‘cumhuriyet rejimini’, İran ise kendisini ‘din devleti’ olarak tanımlayarak ‘teokratik rejimi’ benimsiyor. Dolayısıyla Türkiye, kendisini İran’dan ayıran din ve devlet ilişkisini, laiklik ve cumhuriyet açısından yeniden tanımlamak ve düzenlemek zorunda.

Seçim kampanyalarında ve Alevilerin kitlesel etkinliklerinde ‘Alevilerin ülkenin birinci sınıf vatandaşıdır’, ‘Aleviler ülkenin asli kurucu unsurudur’ diyenler, eşit haklar söz konusu olunca Alevileri ötekileştiriyordu. Bu zihniyette değişim olmadığı gibi, Alevilerin gündelik yaşamında karşılaştıkları olaylar, kendilerine dönük hak ihlallerinin, asimilasyonun ve dışlanmanın yoğunlaştığını göstermektedir. Siyasi iktidarlar, resmi ideolojinin uygulayıcısı konumu itibarıyla Alevi sorununa seçim dönemlerinde sahte vaatleri dışında, hiçbir zaman ilgi göstermemiştir. Alevileri bir toplumsal taraf olarak ciddiye almamışlardır.

 

Kimlik değil, yurttaşlık ilişkisi

Türkiye’de iktidarların vatandaşla kurduğu ilişki resmi vatandaş kimliği üzerinden gerçekleşiyor. Bu protip ve resmi kimlik ‘Türk İslam sentezi’yle tarif edilmiştir. Yani devlet vatandaşı ile Sünnilik kimliği üzerinden ilişki kuruyor. Nüfus cüzdanına ‘İslam’ yazıyor. ‘Nüfusun yüzde 99’u Müslüman’dır’ diyerek resmi ezberi ile ilişki kuruyor. Devlet okulda Sünnlik üzerinde eğitim veriyor. Zorunlu din dersleri ile resmi dini kimlik oluşturuyor ve tanımlıyor. Alevilik devletin tanımladığı resmi ve prototip vatandaş kimliğinin dışında duruyor. Gayrimüslimler de öyle.

Türkiye’de vatandaşlık kimliği problemlidir.

Cumhuriyet’in bu yaklaşımı, Sünniliği kamusal alanda ve resmi eksende, kollarken Alevilik kimliği kamusal alana yabancılaştırılmış, inkâr edilmiş ve sistemin dışına itmiştir.

Aleviler hak talebi ile kendini toplumsal yaşamda belirgin hale getirince de, Cumhuriyet Alevileri giderek ‘laik ve Türk’ ve ‘laik ve Sünni’ kalıbı içine sokmaya ve Alevilere uygun elbise dikmek için terzilik yapmaya çalışmıştır. Cumhuriyet rejimi boyunca, tüm siyasi iktidarlar, Türk-İslam Sentezi eksenin tekçikliği ve köktendinci bağnazlığı koruyarak, bunların ekeonomik, siyasi ve toplumsal güç olmasının zemini sağlamıştır.

 

Çözümün adresi Aleviler

İktidarların, Alevileri önce yok sayma ve imha, sonra asimilasyon ve Sünnileştirme çabaları, kendileri için de bir çözüm olmadı. Sonra laikliğin evrensel ilke ve değerlerine aykırı çabalarına, Aleviler sıcak bakmadı. Kısacası, devletin resmi asimilasyon, inkâr ve ihmal politikaları sonuç vermedi. Bunlar karşısında Alevilerin örgütlü gücünün sosyal, hukuksal, örgütsel ve toplumsal baskısı uluslararası ölçekte artmaya başladı. Alevilerin lobi çalışmaları sonucu, AB ilerleme raporları, Türkiye’den Kopenhag Siyasi Kriterleri’ne uygun değişim beklediğini ifade etmeye başladı. Din, vicdan ve inanç özgürlüğü hususunda Türkiye’nin sınıfta kaldığını her yıl hatırlatıyor ve Aleviler ile birlikte diğer inanç gruplarına yapılan ayrımcılığı eleştiriyor.

Alevi hareketi, asırlardır süregelen öğretisinin ulu önderlerinin haksızlıklar karşısındaki duruşunu 21. yüzyıla tercüme ediyor, Alevi aydınlanmasını ve tecrübelerini güncelleştiriyor. Çözüm Alevi değerlerinde ve öğretisinde mevcut. Siyaset kurumlarını, Anadolu’nun pirlerine, rehberlerine ve ozanlarına kulak vermesini öneriyoruz. Pir Sultan’ı, Hacı Bektaş-ı Veli’yi, Nesimi’yi, Yunus’u ve diğer birçok bilge insanları okumadan, anlamadan çözüm bulmak zor. Şimdi siyaseti akılla, insanla ve Alevi değerleriyle buluşturma zamanıdır. Şimdi Türkiye’yi hukukla, demokrasiyle ve laiklikle buluşturma zamanıdır. Çünkü bu buluşma gerçekleşmeden:

2008-2009 yılında Alevi sorununda çözüm olmazsa, Aleviler üzerindeki süregelen baskılara hak verilmiş olacaktır. Yani, “Aleviler Sivas’ta yakılırsınız, Gazi’de kurşunlanırsınız, toplumda aşağılanırsınız, devlet görevinde üst düzeyde çalışamazsınız, ramazan orucu tutmuyorsunuz diye dayak yersiniz, ‘mum söndü’ iftiralarına maruz kalırsınız, çocuklarınız zorunlu din dersleri ile asimilasyona tabii tutulur, vergileriniz size saldırı ve iftira olarak döner” denilmeye devam edecektir.

Biz Aleviler, iktidarların becerikli oldukları konunun başında sorunların üstünü örtmek olduğunu iyi bilenlerdeniz. Bu nedenle ‘üstünü kapatmayın, çözün’ diyoruz. Çünkü üstünü kapatmak çözüm değil, 1000 yıldır üstünü kapatamadığınız Alevi gerçeğiyle yüzleşmenizin zamanı gelmiştir. Hukuk, üsttekilerini kollama ve altakilerini yoklamak için değildir. Eşit hakları herkes için dağıtmak ve yaşatmak için vardır. Bu nedenle Alevilerin eşit haklardan yararlanması için derhal, TBMM’de, tüm partilerin eşit şekilde temsil edildiği ve Aleviler adına başta ABF ve AABK olmak üzere dernek ve kurumların da içinde yer aldığı bir komisyon kurulmalı.

 

Turan Eser: Eski Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı

 








<-geriye:

    YAZDIR GÖNDER    


Türkü Aşkına



Sende Katıl

Tıklayın

 


Haberler
  • Sadece Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Cem Vakfı ordaydı
  • TRT'den Alevilere özel yayın
  • İşte AKP'nin Alevi Açılımı : Alevi Beldeye Yol Yok
  • Madımak katilleri rahat uyuyamayacaklar…
  • Aleviler ‘Hızır Paşa Sofrası’na oturmayacak

  • Açıklamalar
  • Alevilerden 9 Kasım Mitingi Için Çağrı
  • Almanya`da üç Eyalette daha Alevilik dersleri başladı!






  • <