Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu


  Son degiştirilme tarihi:15.04.2008  Türkçe  | | Deutsch | Radyo  | | Video  | | Kontak  | | Künye  | | Site Haritası  |  


Türkçe  | | Deutsch
  Anasayfa
  Alevi Kurumları
  AABF
  Alevi Öğretisi
  Alevilik Dersleri
  Projeler
  Göçmenlik
  Etkinlikler
  Açıklamalar
  Arşiv
  Ziyaretçi Defteri


Alevilerin Sesi
115. sayı çıktı...




Alevilerin Sesi'ne abone ol!


YOL tv'de bu hafta (11-18 Mayıs)

YOL tv’de bu hafta 3 yeni program başlıyor. Perşembe günü sa

İSTANBUL 19 Mayıs’ta YOL tv ile buluşuyor!

‘’Laik ve demokratik bir Türkiye için’’ yola çıkan ve ‘’deği




VİCDAN MUHASEBESİ
27-03-08

TARAFINDAN: EMEL SUNGUR


Geçmişle yüzleşmek gerekiyor eksiklerimizde olsa tüm bunları kapalı kapılar arkasında değil vicdanları sorgulayarak yapmalıyız.



Belki benim kadar özen göstererek seyretmemiş olabilirsiniz ''Hatırla Sevgili '' dizisini , belkide bana bu dizileri izleyipte ne olacak diyorsunuzdur. Ama gerçek bu değil hepimiz bu malum kanallardan birini maçta olsa , dizide olsa , haberde olsa izliyoruz. Belkide hiç izlemediniz bu diziyi . Ben adeta boğulurcasına ağlıyorum ve eğer yanımda o dönemleri birlikte yaşadığım birileri varsa asla ağladığımı görmelerini istemiyorum. Dizide zaman zaman bizleri tatmin etmeyen eksiklikler ve yanılgılar olsada emek verenlere teşekkür etmek geliyor içimden. O dönem ben gibi şimdi 50'li yaşlarını yaşayanlar için çocukluktan gençliğe geçiş ve gençlik dönemlerimizdi. Bu günlerde zaman zaman şanssız olduğumu düşünmeme rağmen yaşıyor olmanın, soluk almanın, bazen sevdikleriyle kavga etmenin ve o kavgalardan sonra barışmanın , her barışmadan sonra yeniden yaşanan sevginin nedenli kıymetli olduğunu şimdi daha fazla anlıyorum.

 

> Yaşıyor olmak yüzümü kızarttı onlarca yıldır. Benim ne fazlalığım vardı gidenlerden giderken 'ben gidiyorum, benimle başkalarıda gelsin.' demedi gidenler. Içim yandı, kavruldu binlerce kez okumuştum o sahneyi , o yürekleri biliyordum. Onlarında vardı yarım kalan sevdaları, dünyayı değiştirmenin dışında hayalleri, herkes iyi yaşamadıktan sonra düşlememişlerdi bile gönüllerince yaşamayı. Belki onlarda öksüz büyümüşlerdi, belki yetim. Parasız pulsuz okumaya çalışmışlardı. Belki onların analarıda koşturuyordu çocuklarına ayda bir et yedirebilmek için, kendileri hiç tadına bakmamış olsada manavda gördüğü meyveleri dünyada onlara ait olan en değerli şeyleri evlatlarına yedirebilmek ,tattırabilmek için benim anam gibi. Kimilerinin evinde temizlik yapıyorlardı, tarla-tapan , mallarının otlatılması , bakımı öylesine yorgundu ki gözleri adeta çorak toprak gibiydi kurumuş, kavruk suratı asıl en önemlisi yürekleri yanmıştı. Annem bu koşturmayla bizlere yapabileceğinin fazlasını yaptı ama ne yazık ki bazı analar tüm bu koşturmaya, emeğe, çabaya rağmen bulamadı o en değerlilerini. Alıp götürmüştü zalimler haksız biçimde yiğitleri. Memleket sevdalılarını.

 

Aslında sizlerle paylaşacaklarım elbetteki bunlar değil, bu anlattıklarım çoğumuzun yaşadığı sararan sayfalardan bize yansıyanlar. Hatırladığım o günlere dizi beni birkez daha götürdü, yakınlarım, arkadaşlarım, o günleri derin acılarla geçirenler, belkide benim baskımla, belki yapılan reklamla belkide VICDAN MUHASEBESI yapmak için izlediler bu diziyi. O günlerde kulağımda kalan anamın feryadı, kayınpederimin gece astımı nedeniyle nefesi gidecekmişçesine soluk alıp vermesi ve adeta niye ben nefes alıyorumda çocuklardan haber yok, nasıllar, nerde ,yaşıyorlar mı acaba? diye kendini yaşadığı için sorgulaması ve bu düşüncesiyle sabaha kadar dinlediğim ses veya sessizlik. Daha önceki yıllarda Avşar amca ile birlikte televizyon seyrederken televizyonda birden oğlunun resmi ile karşılaşıp ölüme adeta yaklaşıp geri dönmesi. Hiç unutmadığım ateşten top gibi kızaran suratı, yakalandığı zaman yaşı küçük olan Mustafa ' nın güçlü anasının o günkü koşullarda kuzusu Mustafa'ya ne kadar sahip çıktığı (analık tabiridir lütfen bağışlayın.

 

> belki dünyasında siyaset olmasada ablasının eşinin yardımları ve sahiplenmesi ve Mustafa'nın anası karadeniz kadınının oğluna sahip çıkabilmek için 50 yaşından sonra okuyup-yazma öğrenmesi. Ve bu yazıyı okuyanların büyük bir bölümünün yaşadığı binlerce yaşanmışlık, bu anlattıklarımdan kendi yaşadıklarımı anlattığımı düşünmeyin hepimizin sesli ve yazılı ifadesi olmaya çalışıyorum. Bunları yıllarca konuşamadık ,yüzleşemedik kendi geçmişimizle. Hiç kimsenin yüzüne vurmadık yaşadıklarımızı.

> Geçmişle yüzleşmek gerekiyor eksiklerimizde olsa tüm bunları kapalı kapılar arkasında değil vicdanları sorgulayarak yapmalıyız.

> Bunlar o dönemi yaşıyan herkesin anımsadığı günlerdi. Ancak unutmaya çalıştığımız , diziyle yeniden yaşamımıza giren diğer anılarıda zihinlerde tekrarlamak gerekir. Yakınlar, adına toplumun ve yasaların akraba dediği ancak o günlerde köşe bucak kaçan , tesadüfen karşılaşırsan çok yabancı kalan ve daha kötüsü seni, yaptıklarını, duygularını,hayallerini en önemlisi kavganı küçümseyen yakın-uzaklar.

> Böyle bir yakın uzağım benimde vardı. Kapı çalındı, hiç istemiyordum kapı sesi duymak, irkildim. Aslında arkadaşlar biliyorlardı, o günlerde birbirimizin kapısını çalmamamız gerektiğini, herkes ayni şeyler yaşıyordu onun için kendilerince tedbirlilerdi ama bu kapıyı çalan kimdi, münasebetsiz. Anam gelmişti, merak etmişti 2 gündür beni görmüyordu, belki de beni değil torunlarını merak etmişti. Kapı açılınca evdekiler dayadılar silahı anamın gögsüne gariban yığılıp kaldı yere. Bu gariban ki hiçbir gün devletine hizmetten kaçınmadı, yaşamındaki bütün zorluklara rağmen çok sevdiği ülkesine babasız 2 eğitimli evlat yetiştirdi. Dünyada yaşanabilecek acıların herhalde büyük çoğunu yaşamıştı bunuda yaşadı. Bir süre yerde kaldıktan sonra gözlerini yavaş yavaş açtı. Zalimler sanki biraz üzülmüş gibi göründüler, 'damadının arkadaşıyız.' dediler. Anamın ağzından hiç duymadığım bir söz belleğime yerleşti ' ayıdan post, polisten dost olmaz. ' Birden fırlayıp çıktı ağzından bu kelimeler döküldü orta yere. Korkmadım desem yalan olur. Benim anam sadece benim için bir örnek, daha ne analar vardı hiç o güne değin evinden çıkmamış ama evlat kaygısıyla yollara dökülmüş, siyasi parti kapılarından medet uman , ancak gözlerimizin önünde 10.kat merdivenlerinden partililer tarafından adeta yuvarlanan, Ankara, Güvenpark anaların ilk açlık grevine evsahipliği eden yer. Ekonomik koşulları çok iyi olsada farklı konumlarda olan ancak evinin kapısını açan insanlarıda unutmamak gerekir, ' bizim evde kalabilirsin, burası kimsenin aklına gelip aranmaz.' diyen dostlar. Ne babalar vardı, 'teslim ol benim başımıda derde sokma ' diyen.' iş hayatımda sıkıntı yaşayacağım, bu derece almamada yansır senin yüzünden 'diyen.

> Ana-babalar vardı evini barkını kapatıp, oğulları içerdeyse gelinlerinin yanına gelen , gelinde tutuklandıysa köyden tası tarağı toplayıp torunlarına sahip çıkmaya gelen , parasızlık ve büyük şehirin dertleriyle başbaşa kalan. Ne akrabalar vardı o süreçte kardeşi ve karısıyla kalan ancak kardeşi içeriye alınınca 'ben burda kalmasam iyi olur zaten taşınacaktım ' deyip kardeşinin karısını bir yer yatağı, tabak çanakla bırakıp giden ve biz uğradığımızda almış olduğu yarım kilo peyniri torbaya koyup bozulmasın diye camdan aşağı sallayan ne fotoğraflar hatırlıyorum.

> Binlerce örnek, asıl söyleyeceklerim 3-5 satır arasına sıkışan kelimeler.O günlerde eşim ve arkadaşlarını yakalamak için karargah kuranların evimizden gittikleri günün ertesi günü bir düğüne gitmek için evden şık biçimde süslenip çıkan bizim uzak- yakınlar 'her koyun kendi bacağında asılır ' deyip nasihat verip çıkarkende ''ben demiştim' diyerek düğüne gitmişlerdi. Onlarda izliyorlarmış bu diziyi, hiç kimseye sormadım. Düşündüm ki belkide VICDAN MUHASEBESI yapıyorlardır diye.O nlarla diziye dair hiçbir şey paylaşmayacağım.

> Bu ve onlarca anıyı belleğimden silemeyeceğim gibi bu diziyle vicdanları biraz olsa rahatsız etmek beni mutlu etti.

> Öylesine yanlızlıklar, öylesine birliktelikler yaşandı.

> Emel Sungur

 








<-geriye:

    YAZDIR GÖNDER    


2 Temmuz 2007,SiVAS Madimak


Haberler
  • Eskiden Kadınlık Anne Olmaktı, Artık Annelik "Hallerden Biri"
  • Anneler Gününüz Kutlu Olsun
  • Muğlalı'ya rahmet, Gezmiş'e yasak
  • Toplantılar, etkinlikler…
  • Fethullah Hareketi Neden Tartışılmaz?

  • Açıklamalar
  • ALEVİ KÖYLERİ ÜZERİNDEN KADROLAŞMA
  • ABF: CEMEVLERİMİZ DEVLETE GÖRE HALEN İBADET YERİ OLARAK KABUL GÖRMÜYOR!






  • <