Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu


  Son degiştirilme tarihi:15.04.2008  Türkçe  | | Deutsch | Radyo  | | Video  | | Kontak  | | Künye  | | Site Haritası  |  


Türkçe  | | Deutsch
  Anasayfa
  Alevi Kurumları
  AABF
  Alevi Öğretisi
  Alevilik Dersleri
  Projeler
  Göçmenlik
  Etkinlikler
  Açıklamalar
  Arşiv
  Ziyaretçi Defteri


Alevilerin Sesi
115. sayı çıktı...




Alevilerin Sesi'ne abone ol!


YOL tv, 6 Mayıs’ta Denizleri anıyor...

1 Mayıs 2008 İstanbul’unu yaklaşık 6 saat Canlı olarak ekran

İSTANBUL 19 Mayıs’ta YOL tv ile buluşuyor!

‘’Laik ve demokratik bir Türkiye için’’ yola çıkan ve ‘’deği




Öztürk: "Özür diliyorum"

Doç. Dr. İbrahim Öztürk: ‘’Alevi toplumunun bütün bireylerinden özür diliyorum’’. Konuyu gündeme taşıyan YOL tv, 21 Mart Cuma günü canlı olarak yayınlanan YOLUN GÜNDEMİ’nde konuyu tartıştı. YOLUN GÜNDEMİ'ne telefonla bağlanan Doç. Dr. İbrahim Öztürk ‘’verdiğim örnek yanlış anlaşıldığı için Alevi toplumunun bütün bireylerinden özür diliyorum’’ dedi. Aynı programa ABF Genel Başkanı Turan Eser, DSP İstanbul Milletvekili Süleyman Yağız, Avukat Fadime Selmanlı, yazar Rıza Zelyut ve yazar sendikacı Yaşar Seyman da katıldı.



İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden Doç. Dr. İbrahim Öztürk’ün derste, “Ben ailemden biliyorum, bazı kesimlerin düşüncesine göre Alevi kadınları o...dur” sözlerinin kamuoyunda tartışma yaratması karşısında İbrahim Öztürk, sözlerinn yanlış anlaşıldığını, kendisinin bu örneği eleştirmek için verdiğini belirtti.

 

 

 

Haberin YOL TV üzerinden kamuoyuna yansıması üzerine, her kesimden haklı tepkiler ortaya çıkınca Zaman Gazetesi’nde de yazarlık yapan Doç. Dr. İbrahim Öztürk, ‘benim eşimde Alevi ve Kürt, benim sözlediklerim çarpıtılıyor’ diye yazılı bir açıklama yaptı.

 

 

 

Konuyu gündeme taşıyan YOL tv, 21 Mart Cuma günü canlı bir programla konuyu tartıştı. Petek Türkmen’in sunduğu YOLUN GÜNDEMİ adlı programa bağlanan Doç. Dr. İbrahim Öztürk ‘’verdiğim örnek yanlış anlaşıldığı için Alevi toplumunun bütün bireylerinden özür diliyorum’’ dedi.

 

 

 

‘’Benim aile yapım Alevi vatandaşları kıracak bir yapıya izin vermez’’ diyen, Alevilere ve Kürtlere yönelik övücü cümlelerde kullanan Doç Dr. İbrahim Öztürk ‘’keşke acı çektiğim bu örneği vermeseydim, o kelimeyi de kullanmasaydım. Benim aile çevrevdem de Alevileri ve Kürtleri yanlış anımaktan, eksik tanımaktan kaynaklanan problemler var’’ dedi.

 

 

 

Programı sunan Petek Türkmen’in ‘’Gümrük Birliği içinde laf nasıl döndü dolaştı Alevilere geldi? Konupşmalarınzdan anlaşılıyorki, siz bu hassasiyetleri çok iyi bilen birisiniz. Bu konular üzerinde yüzyıllardır spekülesyon yapıldığını biliyorsunuz. Neden böyle bir konuyu gündeme getirdiniz? Dikkat etmek gerekmiyor muydu? Alevi toplumunun bu konuda bir hassasiyeti oluştu. Siz bu konuda Alevi toplumundan özür dilemeye hazır mısınız?’’ diye sorusu karşısında da şunları söyledi:

 

 

 

‘’Nasıl dilemem efendim, Ben Alevi toplumuna ne kadar empatiyle yaklaşıyorum. Ancak netice itibariyle bu insanlar kırılmıştır. Bu insanlar üzülmüştür, itilmiştir, kakılmıştır. Benim 15 senelik akademiseyenlik mücadelem yere düşmüştür. Ben Alevi toplumunun bütün bireylerinden özür diliyorum.’’

 

 

 

* * *

 

Yağız: ‘’Hoca, ‘tabir yerindeyse’ diyor, tabir yerinde değilki. Türkiye’nin bu sözcüklerden kurtulması gerekiyor’’

 

 

 

DSP İstanbul Milletekili Süleyman Yağız Doç. Öztürk yanlış anlaşıldığını söylüyor. Bu durumu ben de soru önergemi sunarken de bunu dile getirdim. Ancak Hoca kullandığı cümle için diyorki ‘tabir yerindeyse’ diyor, ‘alevi deyince…’, tabir yerinde değilki. Örneğin verildiği yer bir okul, doğru değil, kullanılan sözcük bile kullanılması doğru olmayan bir sözcük, dolayısıyla iyiniyetli yada kötü niyetli olmanın ötesinde bu tartışmada gösterdiki, Türkiye’nin bu sözcüklerden kurtulması gerekiyor. Bütün kötü, pis sözcüklerden kurtulmak gerekir.

 

 

 

* * *

 

Eser: ‘’Öztürk’ün dediğinden, demediğinden daha önemlisi, bu ifadelere, bu zihniyete tavır almaktır’

 

 

 

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel başkanı Turan Eser: Asırlardır bu ülkede süregelen, her türden baskısı, asimilasyoncu, ayrımcı uygulamaların sonucu olarar Aleviler hakkında üretilen bazı klişlerele 21. yüzyılda birlikte yaşamak istemiyoruz. Dolayısyla amacı ne olursa, nasıl kullanılırs kullanılsın, bu ifadelerin kullanılmasını istemiyoruz. Bunların telaffuz edilmesi bile insan haklarına aykırıdır, toplumu rencide eder. Bu utanç verici bir durumdur. İbrahim Öztürk, ben bu amaçla söylemedim diyor. Bu klişelerin silinmesini sitediğimiz bir dönemde bu lafların hangi amaçla söylendiği önemli değil. Bu söylemeler bu lafların hafızalara tekrar yer etmesini sağlıyor. İftiralar hiç bir ortamda kullanılmamalı.

 

 

 

Öztürk, YOL tv aracılığılıyla Alevi toplumundan özür diliyor, bu kabuledilebilir. Ancak konuyla hiç alakası olmayan bir üniversite öğretim üyesinin, teolog değil, bu formasyona sahip değil, dolayısıyla ekonomi konusunda uzman bir hocanın, alakasız bir gündemle, derste, yobaz ve gericilerin yaygınlaştırmak için kullandıkları bu kötü iftiralara, aşağılamalara aracı olunması bile kabul edilemez! Bu anlamıyla Öztürk’ün dediğinden, demediğinden daha önemlisi, bu ifadeleri kullananlara, bu zihniyete tavır almak gerekir.

 

 

 

* * *

 

Avukat Selmanlı: ‘’Bu söz suçtur’’

 

 

 

Avukat Fadime Selmanlı: ‘’Bu anlayışın TCK’nın kamu barışına yönelik suçlar bölümünde 216. madeye girer. Bu madde bir kesimin alehine alenan tahrik etmeyi, aşağılanmayı içeriyor. Kamuoyuna yansıyan bu lafta bunu içeriyor.

 

 

 

* * *

 

Zelyut: ‘’ Bu bir zihniyetin dışa vurumudur.’’

 

 

 

Rıza Zelyut: ‘’Türkiye’de bugün demokrat görünen, hoşgörü laflarının arkasına sığınan gerici, tarikatçı grubun hedefi Alevilerdir. Bunlar bir taraftan güya Alevileri destekler görülüken, diğer taraftan da onları değiştirmeye çalışırlar. Bu kadroların yönettiği bir hükümetin operasyonları çağdaş yaşam modelini ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Bu güçler, bu doçentin yaptığı gibi kimi zaman içlerinde tuttukları kini istemden dışa vuruyorlar. Bu bir zihniyetin dışa vurumudur.’’

 

 

 

* * *

 

 

 

Seyman: ‘’ Eşi Alevi olan birinin böyle bir örnek verme özgürlüğü olamaz’’

 

 

 

Yaşar Seyman: ‘’Bu durum bir bilim insanın akıl tutulmasıdır. Bilim insanları, siyasetçiler söyledikleri konusunda duyarlı olmalı. Bir insanın özür dilemesi kabul edilebilir, ama konu özür dilemekle bitmiyor. Orada duyarlı bir öğrencinin tepkisi, tavrı olmasaydı, iyiniyetlede söylenmiş olsa da oradaki öğrencilerin belleklerine böyle geçecekti. Kaldıki eşinin bir Alevi olması da beni bir kadın olarak hiç ilgilendirmiyor. Eşi Alevi olan birinin böyle bir örnek verme özgürlüğü olamaz! Sizin yayınızda olduğu gibi bu yanlışların karşısında dimdik durulmalı. Önemli olan genç kuşaklara daha özenli davranılmalı. Ümit Güner örneği unutulmamalı. Bu yanlışların, saçmalıkların, akıl tutulmalarının karşısında durmalı. Bunlar empati olarak sunulmaz!’’

 

 

 

* * *

 

 

 

YOL tv’de yayınlanan bu programın tamamının tekrarı 25 Mart Salı günü Türkiye saati ile saat 24:00’de (Almanya 23:00) izlenebilir.

 

 

 

TURKSAT 1 C, Frekans: 11996, Sembolrate: 26000, FEC:5/6, Vertikal

 

* * *

 

Tel: 0049-221-99379870

 

* * *

 

E-Mail: info@yoltv.eu

 

 

* * *

 

Doç. Dr. İbrahim Öztürk görevden alındı

 

İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ateş Vuran, konuyla ilgili olarak bugün sabah saatlerinde Doç. Dr. İbrahim Öztürk ile görüştü.

 

Yol TV'nin sorularını yanıtlayan Rektör Vuran, Öztürk'ten istifasını istediğini ve Öztürk ile bütün ilişkilerini kestiklerini ifade etti. Rektör Ateş Vuran şunları kaydetti:

 

“Bu hiç kimsenin kabul edemeyeceği bir olay. Olay akabinde Uluslararası bir toplantı için Viyana'ya gitmem gerekti. Kendisini bu sabah çağırdım, kendisinden istifasını istedim ve üniversitemizle ilişkisini kestim. Açık ve net olarak bundan sonra kendisinin bu üniversitede görev yapamayacağını söyledim.

 

Kendisi Marmara Üniversitesi'nden bize gelmektedir. Bu nedenle disiplin soruşturmasını biz yapamıyoruz. Disiplin soruşturması için bütün olayı olduğu gibi dosyalarıyla beraber Marmara Üniversitesi'ne soruşturma yapmak üzere ilettim. İlgili kişi bir daha bizim üniversitemizde hiçbir şekilde ders vermeyecektir. Bu normal bir olay değil. Aklı başında bir insanın yapacağı olay değil.

 

Bu olayda maalesef bizim üniversitemizin ismi geçti. Biz bugüne kadar böyle bir şeye karışmamış çok ciddi bir üniversiteyiz. Ben kurumun başındaki insan olarak Alevi toplumundan özür diliyorum.”

 

Rektör Ateş Vuran'ın bu sabah şikayet dilekçesini veren öğrenci ve ailesiyle de görüştüğü bildirildi. Rektör Vuran'ın öğrenciden, ailesinden ve tüm Alevi toplumundan özür dilediği kaydedildi.

 






    YAZDIR GÖNDER    


2 Temmuz 2007,SiVAS Madimak


Haberler
  • Tersanede yine cinayet; 1 ölü 4 yaralı.
  • Nurcular okulları hedef aldı
  • Esat Korkmaz: Bugün ezilenlerin rüyası yok
  • Alevi nefesi
  • Gül'ün 301 ve SSGSS onayına sendikalar tepki gösterdi

  • Açıklamalar
  • ALEVİ KÖYLERİ ÜZERİNDEN KADROLAŞMA
  • ABF: CEMEVLERİMİZ DEVLETE GÖRE HALEN İBADET YERİ OLARAK KABUL GÖRMÜYOR!






  • <