Almanya Alevi Birlikleri Konfederasyonu


  Son degiştirilme tarihi:24.06.2008  Türkçe  | | Deutsch | Radyo  | | Video  | | Kontak  | | Künye  | | Site Haritası  |  


Türkçe  | | Deutsch
  Anasayfa
  Alevi Kurumları
  AABF
  Alevi Öğretisi
  Alevilik Dersleri
  Projeler
  Göçmenlik
  Etkinlikler
  Açıklamalar
  Arşiv
  Ziyaretçi Defteri


Alevilerin Sesi
117. sayı çıktı...




Alevilerin Sesi'ne abone ol!


YOL tv 21-27 Temmuz Programı

30. HAFTA YOL tv HAFTALIK PROGRAMI (21-27 Temmuz 2008)

50 bini aşkın kişi tek yürek oldu: ‘Madımak Müze olmalı’

Sivas Şehitlerini Anma ve Katliamı Protesto Yürüyüşü’ne 50 b




ALEVİ KÖYLERİ ÜZERİNDEN KADROLAŞMA
16-04-08

TARAFINDAN: TURAN ESER, ABF GENEL BASKANI


Alevi köylerine zorla cami yaptırma girişimi, geçmişte 12 Eylül darbe politikasının bir projesi olarak karşımıza çıkmıştı.


ALEVİ KÖYLERİ ÜZERİNDEN KADROLAŞMAYI VE ASİMİLASYONU DURDURUN

AKP hükümeti son altı yıldır, İmam Hatipli ve İlahiyat mezunları üzerinden sürdürdüğü kadrolaşma stratejisinde bir “imamla” iki işi birden gerçekleştirmeyi hedefliyor. Bir yandan siyasal islamcı eksende örgütlenmek, diğer yandan ise bu kadrolarla, Alevileri kendi köylerinde asimlasyon politikasının hedefi haline getirmek. Bu sinsi plan için, Alevi köylerinde görev yapmak üzere yeni imamlar işe alınıyor. Diyanette “boş kadro” iddası ile TBMM’den yeni kadrolar isteniyor.

 

Alevi köylerine İmam atanmasıyla ilgili en son örneklerden biri Tunceli’nin Hozat İlçesine bağlı Uzundal ve Yenidoğdu isimli iki Alevi köyündeki durumdur. Sünni Devlet yapılanması adına Alevileri Sünnileştirmek amacıyla görevlendirilen ve birer Sünni misyoner gibi çalışan bu imamların yegâne görevleri, cem ibadetini namaza, cemevinin işlevini de camiye dönüştürmek çabası olmaktadır. Alevi yerleşim birimlerine Sünni imamların gönderilmesi tam anlamıyla bir insan hakkı ihlalidir ve inanç özgürlüğüne saldırının en açık örneğidir. Alevi köyüne gelen imamlar, namaz kılacak cemaat bulamayınca ve burada Sünni imama gereksinim olmadığını anlayınca, vatandaşın vergisiyle bankamatik-imamı olarak yan gelip yatmaya başlamışlardır. Daha sonra ise “mahallinde görülen ihtiyaç üzerine imam-hatip Akif Buşkun Valilik oluru ile il müftülüğünde, rahmi toprak ise kaymakamlık oluru ile Hozat ilçe müftülüğünde geçici olarak görevlendirilmiştir” denilerek, Alevi köylerine atanan imamlar merkeze çekilmiştir.

 

Aleviler, yıllardır bu uygulamanın, insan hakları, laiklik, din, vicdan ve inanç özgürlüğü açışından bir hak ihlali olduğunu sık sık ifade etmelerine, bu türden sinsi ve art niyetli girişimler Alevilerce defalarca boşa çıkartılmasına rağmen, bu projelerin ısrarla sürdürülmesi sağlıklı ve insani bir yönetim anlayışı değildir. Bu anlayış olsa olsa baskıcı, gerici ve dinci ideolojinin bir gereğidir. AKP ve Diyanet bu sevdasından vazgeçmeli ve insanların haklarına ve inançlarına saygılı olmayı öğrenmelidir.

 

AKP HÜKÜMETİ 12 EYLÜL PROJELERİNE SIĞINMIŞTIR.

Alevi köylerine zorla cami yaptırma girişimi, geçmişte 12 Eylül darbe politikasının bir projesi olarak karşımıza çıkmıştı. Görünen o ki, AKP hükümeti 12 Eylül politikalarının ürettiği, inkarcı ve asimilasyonucu projelere sığınarak, din, vicdan ve inanç özgürlüğünü ihlal etmekte ve Alevilere yönelik ayrımcılık uygulamasını katmerleştirerek sürdürmektedir.

 

Alevi köylerinin sorunları ve ihtiyaçları Türkiye’nin genel sorun ve beklentisinden farklı değildir. Köylerimize sağlık ocağı ve sorunsuz eğitim ihtiyacını karşılayacak eğitim kurumlarına ihtiyacı vardır. Asimilasyona değil, sosyal politikalara ve eşitliğe ihtiyacı vardır. İşe ve aşa ihtiyacı vardır. Barışa ve huzura ihiyacı vardır. Memur imama değil, inkar edilen cemevinin ve kimliğinin tanınmasına ihtiyacı vardır. Eritilmeye değil, tanınmaya ihtiyacı vardır. İhtiyaç bu iken ve Aleviler bu ihtiyaçlarının karşılanmasını beklerlerken, her gün daha da büyük hak ihlalleriyle karşı karşıya kalmaktadırlar.

 

AKP’NİN KADROLAŞMA KRİTERLERİNDEN BİRİ DE, ASİMİLASYONA HİZMET ETMEKTİR.

Devletin ve siyasi iktidarın, farklı inanç kimliklerini tektipleştirmek amacıyla, “Diyanet İşleri Başkanlığı milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç edinerek, toplumu din konusunda aydınlatma görevini yerine getirir” görüşü, tamamen ideolojik yaklaşım olup, devlet adına sürdürülen ve anti laik islamizasyon faaliyetleridir. Bu faaliyetlerin tümü Sünni-Hanefi anlayışı üzerinden sürdürülmektedir. Bu uygulama, laik devlet, özgür yurttaşlık ve inançlara saygı esasına göre değil, tektipleştirici ümmetçilik esasına göre sürdürülmektedir. Diyanetin resmi verilerine göre 2008 yılında Türkiye’de 79 bin 632 cami vardır. 100 binin üzerinde din görevlisi vardır. Her camiye nerdeyse 1.5 İmam düşmektedir. AKP ile birlikte Kuran kursu sayısı, 2002 yılında 3 bin 664 iken, 2008 yılında bu sayı 7 bin 36’ya yükselmiştir. AKP’nin hükümet olduğu 2002 yılında 118 bin 562 kişi Kuran kursuna giderken, bu sayı 2008’de 250 bine ulaşmıştır. Sadece 2007 yılında “Yaz Kuran kurslarına” 1 milyon 436 bin 168 öğrenci katılmıştır. Türkiye’de işlevi ve hizmeti eksik olan ve sadece 5000 sağlık ocağı varken, her yıl 2000 yeni cami yapılmakta ve “memur-imamlara ihtiyaç var” denilerek dinci kadrolaşmaya devam edilmektedir. Bu imamların bir kısmı ise, Alevi köylerine zorla gönderilmektedir.

Yetkilileri bir kez daha uyarıyoruz: artık yeter! Bu haksız-hukuksuz, insanlık dışı uygulamalarınıza, Alevileri Sünnileştirme girişimine, din devleti kurma düşünüze son verin ve bu rüyadan uyanın!

 

Demokrasi, eşitlik, özgürlük ve laiklikten yana olan kişi, kurum ve siyasi partileri, Türkiye’de egemen kılınan din istismarcılığına, Alevi köylerine zorla imam gönderme ve cami yaptırma girişimlere karşı açıktan tavır almaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygılarımızla, 14.04.2008

 

Turan Eser

Genel Başkan

 

 








<-geriye:

    YAZDIR GÖNDER    


2 Temmuz 2007,SiVAS Madimak


Haberler
  • DİDİM ALEVİLERİ BİZDE VARIZ DEDİLER. DİDİM'DE YOLA IŞIK DÜŞTÜ
  • Kurşun(lu) Kalem 'ZÜLFÜKAR' DİDİME GELDİ
  • DİSK 12 Eylül Darbesinin 28. Yılında İzmir'e Çağırıyor
  • Kılıç: YÖK, Yine Üniversitelerin İradesini YOK Saydı!
  • Ali Öz unutsa da...

  • Açıklamalar
  • 2 Temmuz’da Sivas'tayız!
  • 2 Temmuz’da Madımak Oteli’nin önünde buluşalım!






  • <